31 Temmuz 2015 Cuma

Tijuana Gezi Yazısı

Herkese merhabalar,

San Diego`ya gittigim gun sehre varir varmaz tramvayin mavi hattina binerek sinira gittim. Tramvayin son duragiydi. Istasyonun ismi San Ysidro. Tijuana ise Meksika`nin Amerika sinirinda San Diego`nun dibinde olan sehrinin ismi.

San Ysidro; Amerika-Meksika sinirinin San Diego kisminin ismi. Bu sinir dunyanin en yogun sinirlarindan biri. Her gun binlerce insan siniri geciyor. Bazi insanlar Tijuana`da yasiyor ve calismak icin her sabah San Diego`ya gidip aksam donuyor. Bazi insanlar da tam tersi: San Diego`da yasayip Tijuana`ya calismaya gidiyorlar. Fakat ilk sekildeki insanlar daha fazla elbette.

Tramvaydan indikten sonra Meksika`ya gecmeden once Las Americas Outlet`e gidebilirsiniz. Fakat gidecekseniz ben Meksika`dan donunce gitmenizi tavsiye ederim.

Sinirin Amerika tarafindan duvarlarin arkasinda Tijuana`yi gorebiliyorsunuz. Tramvaydan inince Meksika`yi gosteren tabelalari takip ederek gecebilirsiniz.

Sinirda bir suru market ve doviz burosu var. Meksika pesosu alacaksaniz bu burolari gezin, bazilari daha ucuz. Ben 3 tane gordum ve hepsinin fiyatlari farkliydi. Hepsi de dip dibe, mantigi neyse artik anlayamadim.

Ben para bozdurmadim cunku Tijuana`da dolarin da rahatca kullanilabildigini duydum. Sinira giderken tramvayda tanistigim Turkler bana "Dolar kabul ediliyor ama para uzeri vermiyorlar" dediler. Ben yine de peso almadim ve Tijuana`dayken dolar kullanip para uzeri de aldim. Tabi her yerde gecerli olmayabilir. Garantiye almak istiyorsaniz peso alabilirsiniz.

Daha sonra yuruyerek Meksika`ya gectim. Gecerken hicbir pasaport kontrolu yok. Hicbir kontrol yok gerci. Yuruyerek turnikelerden direkt geciyorsunuz.

Sinir soyle:




Bu sinirin Meksika`ya gecis tarafi. Hicbir kontrol yok. Sadece birkac tane polis var ki insanlar sinirin bu tarafindan Amerika`ya gecemesin diye. Amerika`ya gecis yeri farkli. Amerika`ya donerken kontrol var. Nedenini anlamadim.

Siniri gecince zamanda 15 sene geriye gitmis gibi hissedeceksiniz. Dip dibe olan iki tane sehir arasinda nasil bu kadar fark olabiliyor anlamiyorum. Tamam Meksika gelismemis bir ulke de fark cok fazla yani Meksika degil de Uganda`ya mi geldim diye hissettim.

Siniri gecince sol tarafa dogru yuruyun. Bir taksi duragi goreceksiniz. Sehrin ana caddesi Avenida Revolución`a gitmek isterseniz fiyat $5 fakat pazarlik yapin. Amerika`da degilsiniz artik pazarlik yapilabiliyor burada.

Sehir berbat otesi bir sehir. Hayatimda gordugum en pis en berbat en yikik dokuk sehir. Taksiye binince de hissedeceksiniz/goreceksiniz ki manyak gibi araba kullaniyorlar. Taksici beni goturene kadar 5 dakikalik yolda 4 kez kaza tehlikesi gecirdi. Hafif tirstim. Daha once cok hizli ve tehlikeli araba suren insanlari Elazig`da gormustum ama burasi cok daha beter.

Amerika ile Tijuana arasinda cag farki mevcut. Sanki Tijuana 20-30 yil oncesini yasiyor gibi(20-30 yil oncesini yasamadim ben ama tahmin edebiliyor insan :D). Arabalar bile 15-20 sene oncenin arabalari.

Avenida Revolución`a varinca hediyelik esya dukkanina girdim. Gittigim her sehirden anahtarlik alma huyum vardir. Anahtarlik fiyati sorarken saticiyla aramda soyle bir diyalog oldu:

- Fiyati ne kadar?
- 4 dolar
- 4 dolar mi? (Fiyati biraz pahali buldum, sasirdim)
- Tamam 3 dolar

Adama hicbir sey soylemeden adam fiyati $3`a dusurdu :D Acayip pazarlik yapiliyor, siniri sonuna kadar zorlayin. Her seyi turistlere pahaliya satma derdindeler. Adam hala pahali fiyatta kalmakta israr ediyorsa dukkandan cikin. Adam fikrini degistirip dediginiz fiyati kabul edecektir, etmese de etrafta bir suru dukkan var. Digerlerini gezin. Hemen hemen ayni seyler satiliyor zaten.

Avenida Revolución`dan fotograflar:








Hediyelik esya dukkanindan cikmadan saticiya "En iyi tacoyu nerede yerim?" diye sordum. Bana Panchos isimli taco dukkanini gosterdi. Daha sonra oraya gidip taco yedim. Taco guzeldi. Ben sarimsak kokmak istemedigim icin guacamole sos dokturmedim ama soslari guzel oluyormus. Restaurantda Meksikalilarin tabak kirlenmesin diye buldugu dahiyane cozumun fotografini cektim:



Bu tabagi gorunce guldum. Benim umrumda degil de yani ayip degil mi musteriye yemegi boyle vermek :D Buna epey guldum. Fakat taco guzeldi. Yanina da sos ve tortilla getirdiler. Tortillalari sosa batirip yiyorsunuz soslari da harikaydi epey aci. Sos ve tortilla cipslerine para vermiyorsunuz, menuye dahil. Iki tane taco ve bir sise kolaya sadece $4 odedim. Cok uygun. Fakat mekanin temiz bir mekan oldugunu soyleyemeyecegim. 

Burada yemek yerken bir sey dikkatimi cekti. Cocuk istismari inanilmaz fazla. Yemek yerken yanima en az 5 tane kucuk cocuk gelip sakiz falan satmaya calisti. Cok acidim cok da sevimlilerdi. Yanimda cok az bozuk kaldigi icin ve taksiye harcayacagim icin bir sey alamadim. Bu sehirdeki insanlari gordukce defalarca halime sukrettim. Gercekten cok kotu durumdalar.

Bir de bu cadde uzerinde her taraf eczane dolu. Adim basi eczane var. Recetesiz ilac satiyorlar. Ayrica yol uzerinde bir suru soyle stand var:




Zebra gibi boyanmis eseklerle sapka takip fotograf cekinebilirsiniz. Esekler icin uzuldum. Bir de bu adamlarin mantigi anlamadim. Bu standlar arasinda 20 metre ya var ya yok. Gidip bu isi yapan adamin standinin 20 metre ilerisine neden stand acilir ki? Gitsin biraz daha uzaga acsin nasil is yapiyorlar anlamiyorum.

Bu cadde uzerinde restaurant, eczane ve hediyelik esya dukkani disinda hicbir sey yok. Dolayisiyla tacoyu yedikten sonra Amerika`ya geri donmeye karar verdim. 

Guvenlik acisindan da, ana cadde uzerinde kendimi hic tehlikede hissetmedim fakat bu cadde disindaki yerler taksiden gordugum kadariyla pek tekin degil.

Sinirin saat 3`ten sonra asiri derecede kalabalik oldugunu ve bekleme surelerinin 2-3 saate kadar cikabildigini duymustum. Dolayisiyla acele ettim. Zaten Tijuana sehrinde yapilabilecek tek sey var, oraya gelecegim az sonra. Onun disinda bu sehre gelmek dunyanin en sacma hareketi.

Taksiye atlayip sinira gittim. Kuyruga girdim. Kuyruk hizli ilerledi, ben paso 1 saat beklerim diye dusunurken sadece 20 dakika bekledim. Sonra sira bana geldi. Hayatimin en berbat dakikalariydi.

Los Angeles`a indigim zaman havaalanindaki polis bana tek soru bile sormamisti. Pasaportuma bakti, I-20 belgeme bakti ve parmak izi aldi. Daha sonra damgayi basti. Bu islem 15-20 saniye falan surdu herhalde. Tek soru sorulmadi. Ayrica polis pasaportuma damga bastiktan sonra damganin uzerine bir kod yazdi.

Tijuana`dan San Diego`ya gecerken ise polisle aramdaki diyalog:

Polis (P): Meksika`ya ne icin gittin?
Ben (B): Gezmek icin.
P: Ne zamandir Meksika`dasin?
B: Yaklasik iki saattir.
P: Okulun nerede? (Elindeki belgede Los Angeles yaziyor ya gormuyor sanki)
B: Los Angeles`ta.
P: Amerika`ya ne zaman geldin?
B: 14 Haziran`da.

Polis pasaportumdaki vizeme bakti. Los Angeles`taki polisin bastigi damgaya da bakti. Bastigi damga ayri bir sayfadaydi. O yuzden gordugunden %10000 eminim. Daha sonra I-20 belgeme bakti. I-20 belgemin Meksika`ya gitmeden yenisini cikarttirip imzalatmistim. Bana okuldan verilen I-20 tasarim olarak Amerika`ya gelmeden once gonderdiklerinden farkliydi.

Yanindaki arkadasina dondu. (Hayatim boyunca bu kadar korktugumu hatirlamiyorum)

P: Su belgeye baksana. Daha once gormus muydun boyle bir I-20?
Arkadasi (A): Bu yeni olani herhalde...
P: Hmmm
A: Vizesi tamam mi?

Polis cevap vermez ve bana doner.

P: Los Angeles`a bugun mu doneceksin?
B: Hayir geceyi San Diego`da gecirecegim. Los Angeles`a yarin donuyorum.

Turuncu bir kagit cikarir ve:

P: Ulke disina seyahat edebilmen icin I-94 belgen olmasi gerekiyor. Bunu almak icin gumrukten cikip beyaz binaya gideceksin. Belgeyi aldiktan sonra gumruge geri gel, sira beklemene gerek yok direkt gecebilirsin.
B: Tamamdir (Polisin agzima sictigini bilmeden mutlu sekilde ayrildim).

Kuyruktan cikip beyaz binaya gittim. Onunde kimse yoktu. Bina icine girince Meksika gocmeni Amerikali bir polis beni epey azarladi. Yok efendim kuyruk varmis gormuyormuymusmusum yok ben ozel bir insanmiymisim. Adam o kadar sinirliydi ki dovecekti neredeyse. Elimdeki turuncu kagidi gosterdim yine azarlayarak "obur kuyrukta beklemene gerek yok ama burada bekleyeceksin sen ozel biri degilsin" dedi. Adam dovecek gibi oldugundan ben de ozur dileyip kuyrugun sonuna dogru ilerledim.

Kuyruk oldugunu fark etmemisim cunku herkes oturuyordu. Kuyrukta ayakta bekleyen azdi. Kuyrugu normal bir insanin fark etmemesi gayet normal.

Taaaa kuyrugun en gerisine gittim. Siraya girdim. Herkes paso Meksikali. Iki uc tane Hintli gordum. Kuyrukta Ingilizce bilen tek kisi yok. Dibimdeki Meksikali kadin polis de Ingilizce bilmiyor. Tek kelime Ingilizce bilen yok.

Yarim yamalak Ispanyolcam ile kuyruk tahmini ne kadar surede biter diye sordum. Kuyruktakiler 3 saat dedi. Bir an aglayacak gibi oldum. 

Kuyrugun neden bu kadar uzun surdugunu sormaya calistim. Meger kuyruk oturum izni bekleyenlerin kuyruguymus. Oturum izni bekleyenler ile I-94 bekleyenler ayni kuyrukta. Oturum izni de hemen cikmadigi icin, uzun suren bir islem oldugu icin bu kadar uzun suruyormus kuyruk.

Benim daha San Diego`yu gezme planlarim vardi. Daha 3 saat ayakta nasil bekleyeyim ben. Yaklasik yarim saat bekledim. Kuyruk 1 kisi bile ilerlemedi. Onumdeki Meksikalilarla Ispanyolca konusmaya calisayim dedim. Yine vakit gecmiyor. Aglamak uzereyim.

En sonunda birine "Ben ogrenciyim, Amerika`dan geliyorum gezmeye geldim" dedim. O an adam cok sasirdi "Senin vizen var mi?" dedi. Ben de evet deyince kadin polis de duydu. Cok sasirdi. Benden pasaportumu gostermemi istedi. Vizemi gordu. "Seni kim gonderdi bu kuyruga?" dedi. Ben de adini bilmedigimi soyledim.

Daha sonra bu kadin polis sag olsun beni aldi Amerikali bir polise goturdu. Vizemi gosterdi. Ispanyolca durumu anlatti. 

Sinirdaki Amerikali polislerin %99`u yari Meksikali dolayisiyla Ispanyolca biliyorlar.

Daha sonra Amerikali polis de bana ayni soruyu Ingilizce sordu "Seni kim gonderdi buraya?" diye. Daha sonra beni baska bir arkadasinin yanina goturdu. Arada gecen muhabbet aynen su:

Polis: Ogrenci vizesini gecirmemis inanabiliyor musun? (Hafiften de guler)
Arkadasi: I-94 mu gerekiyor?
Polis: Hayir, zaten Los Angeles`taki polis damganin uzerine yazi yazmis.

Arkadasi damgadaki yaziya bakar ve "direkt gecirmeleri lazimdi" der. Benim polis de "Ben de oyle dusundum" der.

Ikisi bana acir bir sekilde guler.

Daha sonra sag olsun bu benim polis aldi beni gumruge goturdu. Beni gecirmeyen memur yoktu. Ara vermisti herhalde. Bir gumruk memuruna "Bunu kim gecirmedi biliyor musun?" dedi. Kimse bilemedi tabi milyon tane adamin pasaportuna damga basiyorlar.

Bir tanesine "Bunu gecirin" dedi ve kadin bir gumruk memuru pasaportuma bakti "Okula devam ediyor musun hala" diye sordu ve "Gec" dedi. Yaklasik 10 saniye surdu.

Sonuc: Bana I-94 gerektigini soyleyen polis bana sadece eziyet etmek icin beni o siraya gondermisti. Bunun en buyuk kaniti da iki polisin bana bakip gulmesi ve beni gecirmeyen memurun "Los Angeles`a bugun mu doneceksin?" diye sormasiydi. Eger "Bugun donecegim" deseydim belki de direkt gecirecekti. Tabi bunu kim nereden akil edecek. Bunu anlayabilecek insan yoktur ki dunya uzerinde. Ne de olsa San Diego`da kalacagim diye eglenmek istemis kendince. Bekleyeyim ne de olsa sirada 3 saat. Turkum ya hayvan muamelesi yapin degil mi.

Siniri gecip Amerika`ya geri donunce agaclari optum.

Ben normalde kimseye beddua etmem, kindar biri de degilimdir. Fakat Amerika`ya gecince bana eziyet etmeye calisan o polise icimden o kadar kalpten beddua ettim ki insallah tutar. Kendince eglenmeye calismis. Bana 1 saat kaybettirdi. Hakkimin zerresi helal olmasin.

Bana yardimci olan polislere de defalarca tesekkur ettim. Cok sukur insan olan insanlar da hala mevcut.

Sinirin Amerika tarafina gecince Meksika`ya bakarak defalarca sukrettim. Hayatimda bu kadar korkunc bir deneyim daha yasamamistim.

Simdi gelelim Meksika`ya neden gidilecegine.

Ertesi gun San Diego`da bindigim Uber aracindaki sofore Meksika`ya gidip gitmedigini sordum.

Sofor: Oraya herhalde 2000 kereden fazla gitmisimdir.

Daha sonra Meksika`ya gitmek icin 3 neden oldugunu soyledi:

1) Hookers
2) Mexican taco
3) Horse racing

Ben Meksika`da taksiye binip Avenida Revolución`a giderken de taksici bana insanlarin buraya striptiz kulupleri icin geldigini soyledi.

Hafta sonu bir suru Amerikali buraya geciyor ve striptiz kuluplerine gidiyor.

Taksicinin dedigine gore en unluleri "Adelante" ve "Hong Kong Strip Club". Fakat Hong Kong daha unluymus ama taksiciye gore Adelante daha iyiymis. Hong Kong`un reklamini guzel yapiyorlarmis diye daha unluymus. Adelante daha iyiymis. Yerliyi dinlemek lazim :D

Sinira giderken tramvayda tanistigim Turkler de striptiz kulubune gidiyordu zaten.

Sonuc olarak: Striptiz kulubune gitmeyecekseniz bu sehre gitmeyin. Kesinlikle tavsiye etmem. Berbat otesi inanilmaz cirkin bir sehir. Turkiye`nin en ucra kosesi bile buradan daha guzel (Turkiye`nin inanilmaz derecede kotu durumda olan bir koyune gitmis biri olarak soyluyorum bunu).

Ben acikcasi sirf "Meksika`ya gittim" diyebilmek ve tacoyu Meksika`da da tadabilmek icin gittim.

Illa ki ben yapacak bir sey bulacam derseniz bir tane balmumu muzesi varmis, ayrica Centro Cultural Tijuana`yi gorebilirsiniz. Ikisine de gitmedim, balmumu muzesinin ilginc oldugunu da dusunmuyorum. Centro Cultural Tijuana da kure seklinde bir sinema, degisik bir deneyim olabilir. 

Gidecekseniz de striptiz kulubune gece gideceksiniz haliyle. Dolayisiyla geceyi orada gecireceksiniz. Otel fiyatlari cok uygun, tek kisilik oda fiyatlari geceligi $40 civari. Ertesi gun Amerika`ya donerken saat 3`ten once donmeye calisin yoksa sinirda cok uzun sure beklendigini duydum.

Hatta bir uyaniklik olarak: San Diego`ya gezmeye gittiginizde oradaki otellere geceligine minimum $120 para vereceginize veya hostelde kalacaginiza; geceyi $40 dolarlik otelde Meksika`da gecirip gunduz San Diego'ya gezmeye gidilebilir. 

Fakat tavsiyem: hic bulasmayin.

Herkese selamlar

2 yorum:

Eğer sorularınız varsa yorum olarak yazabilirsiniz. Fakat cevap geç gelebilir çünkü siteye her gün girmiyorum. Eğer cevabınızı direkt almak istiyorsanız bana turkishcapetonian@gmail.com adresinden mail ile de ulaşabilirsiniz